NEONATAL DÖNEMDE BUZAĞI İSHALLERİ

 

 

     9-10 günlük yeni doğmuş buzağılarda genellikle sulu beyaz veya sarımsı ishal ve yüksek ölümle karakterizedir. Tipik olarak buzağılarda doğumdan sonra ki 36-72 saat arasında başlar ve 2-3 gün içerisinde ölüm şekillenir. En kritik periyot doğumu takip eden ilk birkaç gündür. Buzağıların içinde bulunduğu kapalı çevre şartlarında hastalık için fırsat kollayan ajanlar çoğalarak artar ve büyük kayıplar meydana gelir. Bazı buzağılar ise sağlıklı görünmelerine ve hiçbir ishal belirtileri olmamasına rağmen birkaç saat sonra ölebilirler. Hastalık sürüde doğmuş birçok buzağıyı etkileyebilir bazen de sporadik seyirli olup sadece birkaç hayvanı etkiler. Epizootik enfeksiyon ise genelde yılın soğuk aylarında meydana gelir ama herhangi bir sezonda da görülebilir.(1) Mortalite oranları %1-20 arasında iken morbidite oranları %90-100 ün üzerindedir.(2)

 

HASTALIĞIN NEDENLERİ

 

    Buzağı ishalleri bakteriyel, viral veya her iki nedenden ötürü meydana gelebilir. Daha sıklıkla enteropatojenik E.coli’den kaynaklanır. E.coli formları normal barsak florasında bulunurlarsa da bazen yüksek patojenitedeki formlar (hastalık yapıcı) şiddetli ishale ve ölüme neden olurlar.


     Salgınlarda veya ishalli buzağıların dışkılarında Salmonella bakterisi ve IBR virüsü ile sıklıkla karşılaşılsa da bunların toplam endüstrideki ekonomik etkileri düşüktür. Viral ishaller sıklıkla Rotavirus ve Coronaviruslardan meydana gelir ve kontrolde hijyen önemli etki ölçütünü oluşturur.(15)
 
1-    Patojenler

2-    Predispoze edici faktörler


PATOJENLER  

A) BAKTERİLER

    Escherichia Coli (Colibasillosis): Colibasillosisin değişik formları vardır. Hastalık enteropatojenik veya non-patojenik formlardan meydana gelebilir. Bazı E.coli’ler toksin üretirler ve enfeksiyonlar özellikle bir haftalığın altındaki buzağılarda yüksek ölüm sebebidir.(4) Hayvan E.coli, diğer bakteri ve viruslara doğar doğmaz maruz kalır. Özellikle E.coli’ye doğum kanalından geçiş sırasında maruz kalırlar. E.coli normalde rektum, kalın barsak ve ince barsağın bir bölümünde vardır. Abomasumla ince barsaktaki asidik ortam normal şartlarda burada bulunan enterecoclar için uygun çevre şartları sağlar.(1) Colibasillosisin septisemik formunda enfeksiyon barsakların dış yüzünde meydana gelir. Bu hayvanlar genellikle yüksek ateşe sahiptirler, zayıftırlar, yemleyemezler ve depresiftirler. Bacak eklemleri şiştir ve beyin dokusunun enfeksiyonu ile birlikte hayvanlarda körlük, eklem kasılması ve konvülziyonlar meydana gelir. Doğumdan 2-6 saat sonraki ölümlerin sebebi colibasillosisin akut formudur.(15)  Kolostrumla E.coli’ye karşı direnç kazanılabilir bu nedenle bu enfeksiyondan korunmada kolostrum uygulanması çok önemlidir.(4) Çünkü sütün içinde bolca bulunan antibodyler barsakta kalarak fiziksel bariyer oluştururlar.(8)


    Salmonella: Salmonellosis ateş, ishal, iştah kaybı, depresyon, dehidrasyon ve bacak eklemlerinde şişlikle karakterizedir. Bir aylıktan genç olanlarda şiddetlidir. Erkeklerde paratifo enfeksiyonunun kaynağıdır ve salmonellosisle enfekte buzağılarla temasta olan kişiler için potansiyel hastalık kaynağıdır. Tanı için dışkı veya enfekte buzağının doku izolasyonu yapılır.(4)

B) VİRÜSLER

   Virüsler vücuda sindirim yoluyla kontamine olmuş yiyecek, su, gıda niteliği taşımayan maddelerin alınması ile girer ve enfeksiyonu başlatırlar. Virüsün yaşaması için zorunlu olan midedeki asidik ve gerekse bazik ortam ile safra ve ince barsak enzimleri virüsün barsak epiteline istila etmesini sağlar. Rotavirus, Coronavirus ve Torovirusun hepsi barsak epitelindeki çıkıntılarda (villus) kısalmalar ve bazı komşu çıkıntılarda erimeler ile barsak epitelinde yıkıma yol açarlar. Enfeksiyonlar genellikle 4 günlükten büyük buzağılarda görülür. Aniden ortaya çıkan çok sulu, açık sarı renkte ve mukusumsu ishalle karakterizedir. Salgınların %50’si 4-15 günlük hayvanlarda görülür.(6)


    Rotavirus: 5-15 günlük hayvanları etkiler(8) fakat 1-7 gün arası buzağılarda daha etkilidir.(4) Enfeksiyon başlangıcında hayvanlar normal bir görüntüye sahip, uyarılmış durumda ve emmeye devam ediyor olabilirler. Kısa bir zaman sonra hayvanlar depresif hale gelirler, emmek istemezler ve nihayetinde yere yatarlar. Eğer buzağılar hala emmeye devam ediyorlarsa bile alınan gıda maddeleri emilemeyecektir ve bakterilerin büyümesi için gereken şartlar sağlanacaktır. Virüsler laktoz formasyonunu ve buzağı sindirim sistemi için gerekli süt şekeri enzimlerini düşürür. Virüsler aynı zamanda enteretoksin salgılar ve bu da sıvı kaybını arttırır böylece şiddetli ishal meydana gelir. Dışkı açık renkli, yarı sulu ve mukusla kaplıdır.(8) Sıvı kabına bağlı dehidrasyonla intestinal bölgede büyük zararlara sebebiyet verir. Öteki organizmalar E.coli gibi, buzağıyı aynı anda enfekte etmiş olabilirler.(4)


    Coronavirus: 5-14 günlük buzağıları enfekte ettiği gibi 3-4 haftalıktan büyük hayvanları da enfekte edebilir. Enfeksiyonlar 4 günlük ve daha büyük hayvanlarda E.coli ve Cryptosporidium etkenleri ile birlikte mix enfeksiyon şeklinde meydana gelir. Barsak villuslarındaki atrofi Rotaviruslarla olan enfeksiyondan daha şiddetlidir. Barsaktaki absorptif hücrelerin yıkımı hızlı su ve elektrolit kaybına yol açar. Barsak kriptleri de enfekte olabilir. Glikoz ve laktoz metabolizması da etkilenebilir ve hipoglisemi, laktik asidosis, hipovolemi meydana gelir. Mezenterik lenf nodülleri ve Payer plakta lenfosit sayısında azalmaya neden olabilir. Genellikle birkaç gün süren inatçı ishal görülür. İshal hacimli, mukoid, yapışkandır ve koyu yeşilden açık kahverengiye değişen renktedir. Kolitis, mukus ve kan Rotaviruslarla olan enfeksiyona göre daha sık görülür. Sıvı tedavisine karşı ölüm meydana gelir. Zoonotiktir, insanlarda ishal sebebi olabilir.(7)
 

    Bredavirus (Bovine Torovirus): İki aylıktan büyük buzağılarda 4-5 gün süren ishalin sebebidir. Klinik belirtilerle birlikte virüs saçılımı başlar. Barsaklarda epitel hücre dökümü ve yer yer nekrozlara yol açar. İmmunofloresan yöntemle tanısı konabilir.(9)
 

   Bovine Viral Diare Virus (BVD): 8-24 aylık hayvanlarda görülür. Virüs kemik iliği, lenfoid doku, sindirim sistemi epiteli ve plateletlerine zarar verir. Yeni doğanlarda yaşlı hayvanlardaki gibi klasik lezyonlar meydana gelmez. Sert ve yumuşak dokularda ülserasyonlar, intestinal kanama, ekimozis, trombositopeni, leukopeni şekillenir.(10)  
 

     Parvovirus: Hayvanlar memeden kesildikten sonra ortaya çıkar. Ergin sığırlar %49-83 oranında taşıyıcıdırlar.(10)
 

    Adenovirus, Astrovirus, Colicivirus diğer viral etkenlerdir.(5)


PREDİSPOZE EDİCİ FAKTÖRLER


- Kolostrum yetersizliği
 

- Kolostral antibodylerin emilimindeki başarısızlık
 

- Yetersiz beslenme
 

- Çevre şartları
 

   Buzağılar henüz immun sistemleri yeterince gelişmediğinden ve doğumdan sonraki ilk birkaç saatte birçok stres faktörleri ile karşı karşıya kaldıklarından hastalığa karşı savunmasızdırlar. Enfekte olmuş buzağılar öteki yeni doğmuş buzağıları da çabucak enfekte edebilir.(3) Meydana gelen enteritisin şiddeti hayvanın bağışıklık durumuna, yaşına, hayvanın enfeksiyon zamanındaki durumuna bağlıdır.(6)

KLİNİK BELİRTİLER
 

    Hastalığın erken döneminde hayvanlar canlı görünüme sahiptirler, yeme ve içmeleri normaldir. Hastalığı tanımlamaya yarayan tek bulgu dışkının hacminin ve su miktarının artmış olmasıdır. Hayvanın arka kısmının ve kuyruğun ishalli dışkı ile bulaştığı görülür. Hayvanın vücut ısısı genelde normaldir ya da önemsiz bir artış görülür.(15)
 

- Sulu ishal: Yeni doğmuş veya bir haftalık olan buzağılarda ishal sulu sarı, gri veya yeşilimsi, değişen miktarlarda ve belki kanla karışık mukus içerir. Arka kısım ve kuyruğun ishalli dışkı ile bulaştığı görülür.(4)
 

- Anoreksi
 

- Depresyon
 

- Dehidrasyon: Şiddetli ishale bağlı sıvı kaybından dolayı meydana gelir ve bu durum hayvanda gözlerin çukurlaşması, derinin kuruması ve zayıflıkla karakterizedir.(4)
 

- Asidosis
 

- Elektrolit denge bozuklukları (düşük sodyum, klorid ve yüksek potasyum)(6)
 

- Bazen ölüm: Ölüm şiddetli ishale bağlı şiddetli dehidrasyonun bir sonucudur. Yeni doğanlar susuzluğa karşı yedek sıvı rezervleri az olduğu için savunmasızdırlar.(6) Aşırı sıvı kaybından dolayı virüs ve bakteriler barsak yüzeyini harap ederler.(3) Virüs ve bakteriler akut ishalin başlama sebepleridirler.(6)
 

   Neonatal buzağı ishalleri sığır, buzağı ve süt işletmelerinde kazançta azalmaya, ölümlere, tıbbi ve diğer maliyet kayıplarına, sütten kesilmiş buzağılarda vücut ağırlığında azalmaya, düvelerde performans düşüklüğüne yol açar. Tüm bu sebeplerden ötürü hastalığın tanımlanması, nasıl tedavi edileceğinin ve yeniden ortaya çıkmasından nasıl korunacağının yöntemlerinin belirlenmesi önemlidir.(5)

KORUNMA VE TEDAVİ

    Buzağıda direncin sağlanması: Buzağıda direncin meydana gelmesi doğumdan sonraki ilk birkaç saat süresince anneden alacağı yeterli miktar ve kalitedeki kolostruma bağlıdır. Çünkü doğumdan önce herhangi bir direnç aktarımı söz konusu değildir. Doğumdan sonraki ilk 6-8 saat arasında kolostrum alınmış olmalıdır(2 litre kadar). Antibodyler, ineğin immun sistemi tarafından üretilir ve kolostrum denen ilk sütte konsantre hale gelirler ve buzağıda direncin oluşmasını sağlarlar. Doğumdan sonraki ilk 24 saat içinde  bu antibodyler buzağı sindirim sistemi tarafından emilirler.(4) Emilim genel kan dolaşımındaki lenfatik sistem ve barsaklar tarafından gerçekleştirilir ve E.coli invazyonları ile diğer zararlı mikroorganizmaların büyümesi sınırlandırılır.(1) Kolostrumun mümkün olan en kısa zamanda alınması max. emilim için şarttır. İneğin sağılıp buzağıya kolostrumun elle verilmesi kolostrumun buzağı tarafından alınmasını sağlamanın en iyi yoludur.(4) Diğer bir seçenek de yeni doğan buzağının hiper immun ineğin kolostrum ve sütü ile beslenmesidir.(11) Hastalığa karşı buzağılarda max. direncin sağlanması için sürüdeki ineklere aşılama programları uygulanmalıdır.(4)

    Kolostrumun koruyucu etkisi; antibody titresine, midedeki ve intestinal lumendeki miktarına bağlıdır.(11)
    

    Aşılama: Enfeksiyon riskinin yüksek olduğu dönemde hayvanların aşılanması yeterli koruma düzeyi sağlar.(12) Scour Bos 9 başlangıç dozu buzağılamadan önceki 8. haftadan 16. haftaya kadar gebe ineklere yapılırsa kolostruma koruyucu maddeler geçmiş olur. Bu aşı Rotavirus, Coronavirus, E.coli 4, Clostridium perfringens Tip C’ ye karşı koruma sağlar.(3) Doğurma zamanında virüsün yüksek oranlarda saçılımı durdurulur.(12) Buzağılamadan 4 hafta önce Rotavirus ve  Coronavirusa karşı Scour Bos 4 ile aşılama yapılır. İkinci yıl ve sonrasında buzağılamadan 8-10 hafta önce Scour Bos 9 ile tek doz aşılama yapılır.(3)

    Gebe inekler aşılandığında spesifik kolostral immunitede artış görülür ve bu hastalığı yapan viral patojenlere karşı pasif koruma sağlar.

    İlk birkaç sağımda sütte yüksek miktarda antibody vardır fakat doğumdan sonraki ilk 24-48 saatte bu miktar hızla azalır. Rotavirus ve Coronavirus kaynaklı ishaller genellikle doğumdan 5-14 gün sonra meydana gelirler ve bu dönem kolostral antibodylerin çok düşük olduğu bir dönemdir. Gebelerde Rotavirus ve coronavirus aşıları ile kolostral antibodyler önemsiz bir miktarda artarlar, fakat buzağıların en hassas oldukları dönemde onları korumaya yetecek antibody süresini uzatamazlar.(12)   

   Eğer inekler aşılanmamış veya kolostrum yetersiz ve düşük kalitede ise yeni doğan buzağılara Bovine Ecolizer+C uygulamak faydalı olur. Oral verilen bu ürün buzağıda E.coli ve Cl.perfringens Tip C’ye karşı direkt koruma sağlar.(3)

   BVD’ye karşı ise 6-10 aylık dönemde inaktif veya attenue aşılama yapılır. Attenue aşı kullanımında mukozal hastalıkların gelişebileceği unutulmamalıdır.(12)

    Sıvı- Elektrolit tedavisi: Neonatal buzağı ishallerinde göz önünde bulundurulacak en önemli olgu sebebine bakılmaksızın sıvı ve elektrolit (sodyum, potasyum, klorid, bikarbonat) kaybının oral veya parenteral yolla yerine konmasıdır.

    Oral yolla su, glikoz ve elektrolit karışımlarının uygulanması dehidrasyon ve elektrolit kaybını engeller. Günde 3 kez bu karışımlar verilmelidir. İki gün sonra ise yarım ölçü süt ve yarım ölçü bu sıvı karışımı verilir ve sonra da sütle beslemeye geçilir.(4)

    Tedaviye yönelik örnek bir tablo:

- sabah 7: 1.9 lt. süt verilmelidir.

- sabah 10: 1.9 lt. elektrolit solüsyon verilmeli ve buzağı anadan ayrılmalıdır.

-öğlen 2: buzağının anayla birlikte bakımı sağlanmaya çalışılır (mümkün değilse yaklaşık 1-2 litre süt özefagus borusu ile verilmelidir).

- akşam 6: 1.9 lt. elektrolit solüsyonu verilmeli ve anadan ayrılmalıdır.

    Bu tedavi şekli ile 2-3 gün sonra birçok buzağı normale döner.(14)

   Hayvan ayakta, güçlü emme refleksi ve az bir ishal varsa hayvan gözlenmeli veya oral solüsyonlar verilmelidir. Hayvan ayakta, zayıf emme refleksi ve ishal varsa oral sıvı ve elektrolit tedavisi uygulanmalıdır. Hayvan oturuyor ve şiddetli bir ishal varsa derhal veteriner hekim çağrılarak yoğun bir tedavi uygulanır.(13)

- Antibiyotik kullanımı: Yararlı olmakla birlikte tedavide antibiyotiklerin oral ya da parenteral yolla kullanılmaları tavsiye edilmez. Çünkü Salmonella gibi bakterilere yararlı olabilir fakat çok çabuk bakteriyel direnç gelişimi söz konusu olduğundan ilacın etkisi çok az olacaktır veya etki etmeyecektir. Antibiyotikler virüslere karşı etkisizdirler. Yersiz antibiyotik kullanımı özellikle uygun olmayan bir antibiyotiğin kullanılması hayvanın dokularında istenmeyen kalıntılara yol açabilir.(4) Kloramfenikol E.coli’ye karşı çok hızlı ve yüksek etki gücüne sahiptir. Önerilen dozu hayvan başına 500 mg. 12 saat arayla 2-3 doz uygulaması şeklindedir. Bu E.coli etkenlerini hayvanın barsak mukozası daha dirençli bir hale gelene ve daha az emilim olana dek kontrol altında tutar. Tetrasiklin grubu antibiyotikler çok sık kullanıldığından ötürü gelişen direnç nedeniyle yeni doğmuş buzağı ishallerinin kontrol ve tedavisinde kullanılmamalıdırlar.(1)

- Dikkat edilmesi gereken diğer hususlar ise şöyledir:

Hastalık sürü içinde meydana gelmişse sağlıklı hayvanlar hasta olan hayvanlardan derhal ayrılmalıdır ve her şartta tedavi uygulanmalıdır. Tedavide etkili bir bakım uygulanmalı ve sıvı kaybı giderilmelidir.

Yeni doğan buzağıların her biri ayrı bir bölmede tutulmalıdırlar. Taşınabilir kafeslerde barındırılmaları izolasyonda ve yerin temizliği sırasında kolaylık sağlar.

Kafesler temiz ve de kuru tutulmalıdır.

Yemlemede kullanılan alet ve ekipmanlar temiz tutulmalı ve her yemlemeden sonra sanite edilmelidirler.

Hasta hayvanlar iyi havalandırmalı, kuru ve temiz bir bölgede tutulmalı, aşırı ısıdan korunmalıdırlar.

Hayvanlar ilk 7-10 günlük dönemde vücut ağırlıklarının %10’u kadar taze sütle düzenli olarak beslenmelidirler.(4)

Hastalığın çıkışının engellenmesi amacıyla; ineklerin buzağılamadan 60 gün önce sürüden ayrılması, eski ve yeni olacak sürülerin birbirinden ayrı tutulmaları, ineklerin buzağılama döneminde yeterli vücut kondisyonuna sahip olmalarına dikkat edilmelidir.(14)


LİTERATÜRLER

1- Pathogenesis and Prevention of Infectious Diarrhea (scours) of Newborn Calves; Robert C. Reisinger, D.V.M., M.S., reprint from the journal of the American Veterinary Medical Association, Vol. 1417, No. t2, Dec., I5, 1965, pp. I377-86
2- Evaluation of a Vaccination Strategy for the Control of Neonatal Calf Diarrhoea; Ramiro J. Zarzoso, Javier A. Margueritte, Veterinaria Argentina (Bs.Aires), XVI (159): 672-676, 1999
3-  Novartis Animal Healths US, INC.; http://www.livestock.novartis.com/diseases_scours_dairy.html
4-  Neonatal Calf Diarrhea; E. J. Bicknell, T. H. Noon, Animal Care and Health Maintenance 1993
5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12,13- http://duke.usask.ca
14-  http://www.iqbeef.org
15-  Neonatal Calf Diarrhea; K. G. Bateman;          
        http://www.gov.on.ca